YAŞAM ÇİÇEĞİ
Tozlu taşların üzerinde, geçmişten gelen, unutulmuş bir çiçek...
Yaşam Çiçeği
Bazı semboller yalnızca çizgilerden oluşmaz; onları oluşturan dairelerin arasında binlerce yıl boyunca fısıldanan bir bilgelik yaşar.
Yaşam çiçeği de böylesi sembollerden biridir. Ona bakıldığında ilk görülen şey kusursuz bir geometridir. Fakat kadim öğretiler bu geometrinin yalnızca gözle değil sezgiyle de okunması gerektiğini söyler. Birbirini eksiksiz biçimde kesen daireler yaşamın hiçbir zaman tek başına var olmadığını hatırlatır. Her başlangıç başka bir başlangıcın içinde doğar her son yeni bir döngünün kapısını aralar.
Bu nedenle yaşam çiçeği birçok ezoterik gelenekte yaratılışın sürekliliğini simgeleyen sessiz bir harita olarak yorumlanmıştır. Tarih boyunca bu desenin farklı uygarlıklarda görülmesi dikkat çekicidir Mısır'daki osiris tapınağının taş yüzeylerinde yer alan oyma örnekleri sembolün en çok konuşulan tarihi izleri arasında gösterilir. Mezopotamya'da ve Hint coğrafyasında ise birbirini kesen dairelerden oluşan benzer geometrik motifler mimari süslemelerde kullanılmıştır. Kadim bilgelik okullarına göre Evren doğrularla değil dairelerle nefes alır Bir gezegenin yörüngesi ,suya düşen damlaların halkaları, çiçeğin taç yaprakları, ve galaksilerin spiral hareketi aynı ilkenin farklı yansımalarıdır.
Yaşam çiçeğine bakan her bir göz onda farklı bir anlam bulabilir. Kimi insan için kutsal geometrinin anahtarı, kimi için tarih boyunca tekrar eden estetik bir motif, kimi için ise içsel farkındalığa açılan sembolik bir kapıdır. Peki birçok farklı coğrafyada aynı şeklin ve benzerlerinin olması sadece bir tesadüf olabilir mi? Bazı kadim öğretilerde yaşam çiçeği insan için içsel düzeni hatırlatma ve kişiyi dengeleyici bir sembol olarak görülür. Meditasyon sırasında sembole odaklanan kişinin nefesini yavaşlattığı zihnini sakinleştirdiği ve içsel farkındalığını arttırdığı ifade edilir.
Eski inisiyasyon okullarında ustalar her şeklin bir frekans taşıdığına inanırdı. Üçgen iradeyi kare maddeyi daire ise sonsuzluğu temsil ederdi. Yaşam çiçeği ise bu frekansların uyum içinde birleştiği kutsal matrisi simgelerdi. Bu nedenle sembole yaratılışın sessiz dili denilirdi.